|
admin tarafından yazıldı
|
|
Salı, 01 Mart 2011 14:03 |
|

İŞÇİ SINIFI MÜCADELESİNİN YILMAZ MİLİTANI, YOLDAŞIMIZ RIFAT UCUR’U KAYBETTİK.
ANISINI MÜCADELEMİZDE YAŞATACAĞIZ. |
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Mart 2011 08:42 |
|
Düşünmek İsteyen Uluslararası Marksist Eğilim Militanlarına Açık Mektup |
|
|
|
|
Joao Alfredo LUNA tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 09 Nisan 2011 23:30 |
Alan Woods ve Serge Goulart iddia ediyor: “IV. Enternasyonal canlandırılamaz!”
Merak ediyoruz; nereye kadar gidecekler?
Joao Alfredo LUNA
İngiltere’de Ted Grant’ın kurduğu eski “Militant” grubunun devamcısı, Alan Woods’un grubu (Uluslararası Marksist Eğilim ya da IMT- International Marxist Tendency) ve Brezilya’daki temsilcisi Serge Goulart (Marksist Sol/EM - Esquerda Marxista) IV. Enternasyonal’e her türlü referansı terk ettiğini açıkladı. 18 Mart 2010 tarihinde IMT Sekretaryası tarafından yayınlanmış olan “V. Enternasyonal İçin” başlıklı açıklama şöyle diyor: “IV. Enternasyonal adındaki oluşum bir örgüt olarak mevcut değildir. Onun adına konuşanlar, ne bunun için gerekli kitlelere, ne doğru fikirlere, hatta ne de lekesiz bir bayrağa sahiptirler. Bu temelde, IV. Enternasyonal’i yeniden inşa etmek üzerine söylenen her şey bizim dışımızdadır.”
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 09 Nisan 2011 23:46 |
|
Devamını oku...
|
|
Sosyalizm'in yeni sayısı çıktı |
|
|
|
|
admin tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 20 Şubat 2011 09:00 |
|
Merhaba,
Patronsuz, Generalsiz, Bürokratsız Sosyalizm web sitesine hoşgeldiniz.
43. sayımızı çıkardık. Edinmek için bizimle temasa geçin, dergimizi ayrıca aşağıdaki kitabevlerinde bulabilirsiniz.
- İstanbul Avrupa Yakası: Mephisto
- İstanbul Anadolu Yakası: Mephisto, Seyhan, Kalkedon
|
|
Son Güncelleme: Çarşamba, 02 Mart 2011 08:44 |
|
Tunus Devrimi Üzerine Dördüncü Enternasyonal Bildirisi |
|
|
|
|
admin tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 07 Şubat 2011 22:45 |
|
Polis kalabalığın üzerine ateş açtı. Ama kitlesel gösterilerin her geçen gün büyümesini ve güçlenmesini engelleyemedi. Tüm dünyada işçiler ve halklar bu görüntüleri izlediler. Tunus halkının sokakları ele geçirmesini, baskıya karşı başkaldırmasını, devlete "kahrolsun rejim!" diye haykırmasını gördüler, duydular. Bunlar başkaldıran bir halkın görüntüleriydi...
Dördüncü Enternasyonal geçtiğimiz haftalarda baskıya, cinayetlere ve tutuklamalara karşı direnen; Ben Ali'yi alaşağı edip "Su ve Ekmek İstiyoruz, Ben Ali'yi Değil!" diye haykıran gençliğin, işçi sınıfının ve Tunus halkının hareketini selamlıyor.
|
|
Son Güncelleme: Salı, 01 Mart 2011 22:22 |
|
Devamını oku...
|
|
Uluslararası İletişim: Neden Yeni Bir Yayın? |
|
|
|
|
admin tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 01 Temmuz 2010 00:00 |
|
8–12 Ekim 2009 tarihlerinde Paris’te yapılan IV. Enternasyonal’in 7. Dünya Kongresi Şubat 2010’dan itibaren bir politik yayın çıkartmaya karar verdi: Uluslararası İletişim.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 22 Ağustos 2010 23:46 |
|
Devamını oku...
|
|
ABD’de İşçi Partisini İnşa Etme Mücadelesi |
|
|
|
|
Alan BENJAMIN tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 01 Temmuz 2005 00:00 |
|
-- Alan BENJAMIN
George W. Bush 20 Ocak tarihinde ikinci başkanlık dönemini devraldığında, önümüzdeki dört yıl boyunca yönetiminin temel hedeflerinin neler olacağını derhal ilan ediverdi. Bu hedeflerin neler olacağını tek bir cümlede özetlemek gerekirse: Dünyanın bütün uluslarını yok etme arzusu ve tabii aynı zamanda bu ulusal çerçeveler içine kendi hak ve kazanımlarını kazımış olan işçi sınıflarının da parçalanması.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 01:07 |
|
Devamını oku...
|
|
Emek Partisi’nin Açmazı Tarihseldir. Ama... |
|
|
|
|
Şadi OZANSÜ tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 01 Mart 2006 00:00 |
|
-- Şadi OZANSÜ
Emek Partisi (EMEP), Türkiye sosyalist hareketi içinde gerçek bir partileşme sürecinin esas olarak işçi sınıfı hareketi içinden yaratılması gerektiğinin farkına varan ve buna uygun olarak davranmaya çalışan örgütlü yapıların başında geliyor. Bu partinin öncüllerinin 70’li yılların başındaki çizgisi göz önünde bulundurulduğunda (THKO çizgisi) aslında bu gelişme oldukça şaşırtıcı. Muhtemelen bu olumlu yönelim değişikliğinin ardında Halkın Kurtuluşu çevresinin teorik ve örgütsel donanımını ileride değineceğimiz tüm sınırlarına rağmen Arnavutluk Emek Partisi (AEP) üzerinden kurgulamış olmasının payı önemli gibi. Gerçekten de Latin Amerika’nın fococu örgütlenme geleneğini savunan bir başlangıç çizgisinin işçi sınıfı örgütlenmesine evrilmesi pek olağan bir gelişme olmasa gerek. Öte yandan SBKP’nin (Sovyetler Birliği Komünist Partisi) Türkiye uzantısı olan geleneksel TKP’nin Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle birlikte kendini tasfiye edip tarih sahnesinden silinmesi göz önünde bulundurulduğunda SBKP ve SSCB’den hiç de farklı bir gelişme seyri izlememiş olan AEP’nin ve Arnavutluk Halk Cumhuriyeti’nin çöküşüne rağmen, zamanında onun politikalarına sıkı sıkıya bağlı kalan bir yapının mevcut gelişimi anlamlı olsa gerek.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:30 |
|
Devamını oku...
|
|
Bir “İşçi Kitle Partisi”nin Gerekliliği Üzerine |
|
|
|
|
Metin KARADENİZ tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 01 Temmuz 2005 00:00 |
-- Metin KARADENİZ
“Komünistler, öteki işçi partileri karşısında ayrı bir parti değildirler. Tüm proletaryanın çıkarları dışında ayrı çıkarları yoktur. Proleter hareketi kalıplaştırmak üzere kendilerine özgü ilkeler ortaya atmazlar.”
PGB Sosyalizm’in geçmiş sayılarında “İşçi Kitle Partisi” önerisi çeşitli yönleri ile ele alındı. Bu yazıda Türkiye işçi sınıfının iktidar/sosyalizm mücadelesinde işçi kitle partisi önerisini, ikisi evrensel sınıf mücadele deneyimleri ile ortaya çıktığını düşündüğüm, birisi ise kısmen Türkiye’ye ve bazı İslam ülkelerine özgü, üç gerekçeye dayandırmaya çalışacağım. Evrensel ölçülerde birinci gerekçe; kitlesel düzeyde ideolojik anlayış değişiminin ancak politika dolayımıyla gerçekleşebileceği bilgisine dayanmaktadır. İkinci gerekçe ise işçi sınıfı mücadelelerinde I. Enternasyonalden bu yana yaşanan örgütlenme deneyimlerden çıkartılabilecek dersler ve son 20-25 yıldır yaşanan bazı ülke deneyimleridir. Üçüncü olarak ileriye süreceğim gerekçe ise Türkiye’de modern siyasal kimliklerin gelişme sürecinin kendine has özelliklerinden kaynaklanmaktadır.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:30 |
|
Devamını oku...
|
|
Yeniden Kitlesel İşçi Partisi Üzerine |
|
|
|
|
Şadi OZANSÜ tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 01 Mart 2004 08:00 |
|
(Sungur Savran'a çeşitli hatırlatmalar)
-- Şadi OZANSÜ
Patronsuz Generalsiz Bürokratsız SOSYALİZM dergisinin Temmuz 2001 tarihli 1. sayısındaki "Kitlesel Bir İşçi Partisinin Gerekliliği Üzerine" ve gene aynı derginin Mart 2002 tarihli 4. sayısındaki "Kitlesel Bir İşçi Partisinin İnşasının İmkanları" başlıklı yazılarıma ek olarak, bu sayıda, aynı konuda daha ayrıntılı bir başka yazı yazmama derginin Yayın Kurulu olarak karar verdiğimizde, İŞÇİ MÜCADELESİ dergisinin Ocak- Şubat 2004 tarihli 10. sayısında Sungur Savran'ın kaleme aldığı "Lula'nın bir Yılı: Post-Leninizmin İflası" başlıklı yazıyla karşılaştık. Bu yazının başlangıç ve sonuç bölümlerine eğreti olarak tutturulan üslup ve politik değerlendirmeler, bizi, ister istemez, son yirmibeş yıllık tarihimizin bir kez daha gözden geçirilmesine sevk etti. Dolayısıyla, Yayın Kurulu olarak planlamış olduğumuz yazıdansa, aynı yazıyı Sungur Savran'ın bize sunmuş olduğu tartışma alanından yararlanarak şekillendirmeyi daha uygun bulduk. Bu imkanı bize sağladığı için, gerek İŞÇİ MÜCADELESİ dergisine, gerekse Sungur Savran'a teşekkür ederim.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:30 |
|
Devamını oku...
|
|
Kitlesel Bir İşçi Partisinin İnşasının İmkanları Üzerine |
|
|
|
|
Şadi OZANSÜ tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 15 Mart 2002 08:00 |
|
-- Şadi OZANSÜ
Uzunca bir süredir Türkiye'de, sermayeden ve onun devletinden bağımsız kitlesel bir işçi sınıfı partisinin inşasının gerekliliğinden söz ediyoruz. Bu önerimize sınıf mücadeleci işçi kesimlerinden oldukça olumlu tepkiler almamıza rağmen, sosyalist soldan, kuşku, kaygı ve "ihtiyat" tavsiyesinde bulunan telkinlerle karşılaşıyoruz. Bu bakışın altında yatan nedeni sadece moral bozukluğu veya yaşanan yenilgilerle açıklamaya çalışmanın maddeci bir yaklaşım olmadığı kanısındayım.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:30 |
|
Devamını oku...
|
|
Ufkumuzu genişletelim; Kitlesel Bir İşçi-Emekçi Partisi Mümkün mü? (I) |
|
|
|
|
Cenk ÖTKÜNER tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 01 Temmuz 2001 00:00 |
-- Cenk ÖTKÜNER
“Patronsuz, Generalsiz, Bürokratsız SOSYALİZM olarak bizim tavrımız açıktır. Türkiye işçi sınıfının nihai olarak ihtiyacı Leninist bir “Devrimci İşçi Partisi”dir. Böyle bir partinin inşası devrimci Marksistler için vazgeçilmez, stratejik önemde bir görevdir. Ancak, sosyalist kadroların ve öncü işçilerin bugün içinde bulunduğu politik, ideolojik ve moral koşullar, Leninist devrimci bir partinin kısa sürede inşasının mümkün olmadığını gösteriyor. Öte yandan sınıf mücadelesinin bugünkü ihtiyaçları, işçi sınıfı ve büyük emekçi kitleleri için bir çekim merkezi oluşturacak ve burjuvaziden ideolojik, politik, örgütsel bağımsızlaşmayı sağlayacak bir işçi partisini önemli bir sorun haline getiriyor. Bu durumda, Türkiye’nin yaşadığı büyük krize işçi sınıfının müttefikleriyle elele vererek kendi çözümünü yaratabilmesi için bir silah olarak işçi-emekçi partisi, bulunduğumuz somut konumdan ileriye doğru büyük bir adım olacaktır. Bu süreç yaşanırken, aynı zamanda Leninist devrimci partinin kuruluşu için de mücadele verilebilir ve verilmelidir”
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:30 |
|
Devamını oku...
|
|
IV. Enternasyonal VII. Dünya Kongresi’ni topluyor |
|
|
|
|
IV. Enternasyonal Genel Konseyi tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 25 Ekim 2008 08:00 |
|
-- IV. Enternasyonal Genel Konseyi
Kapitalizmin dünya krizi bütün uygarlığı ortadan kaldırmakla tehdit ediyor
“Ya sosyalizm Ya barbarlık” alternatifine olumlu bir çıkış bulmak için mücadeleye
Bu davet dünyanın bütün emekçilerine ve halklarınadır Kent ve kır emekçileri, militanlar, gençler Dünyanın bütün ezilen halkları, IV. Enternasyonal Genel Konseyi IV. Enternasyonal’in VII. Kongresini toplama kararı almış bulunuyor. Bu davet; öldürücü emperyalizme karşı, savaşlara karşı, açlığa karşı, ulusların yıkımına karşı işçi hakları ve demokratik haklar için mücadelede yer alan herkesedir.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 20 Eylül 2009 17:34 |
|
Devamını oku...
|
|
|
Birleşik Sekretarya’nın 16. Dünya Kongresi’nin Ardından |
|
|
|
|
Dominique FERRÉ tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 09 Nisan 2011 23:36 |
|
Dominique FERRÉ
Birleşik Sekretarya’nın (Bir-Sek) 16. Dünya Kongresi Şubat ayının sonlarında Belçika’da gerçekleşti. Sekretarya’nın bir önceki Dünya Kongresi 2003 yılında yapılmıştı. Son Dünya Kongresinin bilançosu Bir-Sek’in International Viewpoint dergisinde Salvatore Cannavo’nun ‘Enternasyonal Yeniden bir Olasılık Haline Geliyor’ (558-559, Şubat-Mart 2010) başlıklı makalesinde çizilmiştir.
|
|
Son Güncelleme: Cumartesi, 09 Nisan 2011 23:48 |
|
Devamını oku...
|
|
"Arap" devrimi yok Arapça konuşulan ülkelerde proleter devrimleri, ayaklanmalar ve karşıklıklar var! |
|
|
|
|
admin tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 27 Şubat 2011 10:13 |
|
Konumuz Arap ülkeleri ve Arapça olduğuna göre Devrim kelimesinin sözlükteki karşılığıyla ilgili olarak Arapçaya başvurmanın avantajını kullanmak mümkün, şöyle ki: Frenkçedeki Révolution yani bizdeki Devrim kelimesinin Arapçada iki karşılığı vardır. Bunlardan biri İnkılâp ve diğeriyse İhtilâldir. İnkilâp bir süreci ifade ederken, ihtilâl sadece eski yönetimin devrildiği an'ı adlandırır. Örnek vermek gerekirse; Büyük Fransız inkılabı Haziran 1789'da başlamış ve 1797'de sona ermiştir. Buna karşılık Fransız ihtilâli Bastille hapishanesinin düştüğü tarih olan 14 Temmuz 1789'dur. Gene 1917 yılının Şubat ayından patlak veren Rus inkılâbı iç savaşın sona erdiği 1921 yılına kadar sürmüş ama Rus ihtilâli 25 Ekim (7 Kasım) 1917 tarihinde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla bir başka biçimde ifâde etmek gerekirse, inkılâbın içinde ihtilâl gününün kendisi de dâhil olmak üzere bir dizi iniş ve çıkış vardır. Yani inkılâbın içinde devrim ve karşı devrim dalgaları vardır. İnkılâbın içinde yoğunlaşmış bir sınıf mücadelesi vardır.
|
|
Son Güncelleme: Salı, 01 Mart 2011 22:08 |
|
Devamını oku...
|
|
Taylan Acar tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 23 Şubat 2011 22:42 |
|
-- Taylan Acar
İşçi Hakları Mücadelesinin Kalbi Wisconsin'de Atıyor
MADISON, WISCONSIN – Şubat 2011'de yeni Wisconsin valisi Scott Walker “Acil Bütçe Onarım Yasa Tasarısı”nı açıkladı. Walker'ın bu girişiminin ardından Wisconsin bir hafta içinde tamamiyle başka bir yer haline geldi.
Yasa tasarısının mesajı net. Walker, bütçeyi onarma adı altında kamu çalışanları sendikaları ile kamu emekçilerinin dişli mücadeleler ve toplu sözleşmelerle elde ettikleri hak ve kazanımlarına saldırı emrini veriyor.
Bu yasa tasarısı uygulamaya geçerse 13 Mart itibariyle 37 bin kamu çalışanının mevcut toplu sözleşmeleri iptal edilecek; 170 bin kamu ve belediye çalışanının hakları gasp edilecek. Walker, kamu sendikalarını bitirmekte kararlı.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 06 Mart 2011 23:37 |
|
Devamını oku...
|
|
Evet Mısır Halkı Silahlandırılmalı. Ama Nasıl? |
|
|
|
|
admin tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 04 Şubat 2011 18:33 |
|
Hüsnü Mübarek'in nerede eğitildikleri çok iyi bilinen "kontrgerilla" köpeklerinin Tahrir Meydanındaki halkın üzerine silah, kırbaç, atlar, develer, palalar ve taşlarla saldırması üzerine silahsız halkın silahlanması, ayaklanmanın başarıya ulaşabilmesi için de, Mısır proletaryasının ve halkının gelecekteki zaferi için de bir zorunluluk halini almış bulunuyor. Kuşkusuz birçok Arap ülkesindeki gibi Mısır'da da mütevazı dahi olsa bir proleter önderliğin olmaması bu silahlanmayı zorlaştırıyor. Bununla birlikte Mübarek yönetiminin büyük risk taşıyan girişimiyle birlikte Mısır proletaryasının önüne silahlanma konusunda büyük bir fırsat çıkmış bulunuyor. O da şu: Bütün tarihsel deneylerin gösterdiği gibi ayaklanan bir halkın silahlanmasının esas yolu silahları kendi burjuva ordusundan tedarik etmesidir. Dolayısıyla Mısır'da başta Tahrir Meydanı olmak üzere ordunun konuşlandığı her yerde askerlere yönelik sistemli ajitasyon faaliyeti yürütülmelidir. Ancak böyle bir faaliyetle askerlerin Mübarek'in çetelerine karşı ateş açmaları mümkün olabilir ya da bu iş için askerlerin ellerindeki silahlara halk tarafından el konulmasının meşru zemini yaratılabilir. Ancak böyle bir faaliyet emperyalizmin sadık hizmetkarı olan Mısır ordusunu felç etme imkânını sağlayabilir. Ve gene ancak böyle bir faaliyet, darbe için pusuya yatmış bu orduyu parçalayabilir. Hiçbir halkı dışarıdan milyonlarla silahlandıramazsınız; bu iş ancak içeriden mümkündür. Eğer askerlere yönelik sistemli bir ajitasyon faaliyeti sonucu meydanda konuşlanmış tek bir tank bile kontr-gerillacılara ateş açarsa iş biter.
Kaldı ki, bu riski göze alamayacak olan Genelkurmay eğer askerlerini meydandan çekerse, bu bile ayaklanmanın bir başarısı olur. Çünkü her ne kadar şu anda meydandaki ordu birlikleri oportünistçe "tarafsız" duruyorlarsa da, bu "tarafsızlıkları" bile ancak kontrgerillacıları yüreklendirmeye yarıyor.
|
|
|
IV. Enternasyonal Bildirisi: IMF ve AB Diktalarına Son Verilmelidir |
|
|
|
|
IV. Enternasyonal Uluslararası Sekretaryası tarafından yazıldı
|
|
Cuma, 07 Mayıs 2010 00:00 |
|
-- IV. Enternasyonal Uluslararası Sekretaryası
Her şeyin su yüzüne çıkması için birkaç gün yetti: Mesele sadece Yunanistan’ın değil tüm Avrupa halklarının kaderine dair...
|
|
Devamını oku...
|
|
İşçi Kardeşliği Partisi Kuruldu… Peki Şimdi Neredeyiz? |
|
|
|
|
Şadi OZANSÜ tarafından yazıldı
|
|
Cumartesi, 01 Temmuz 2006 00:00 |
|
-- Şadi OZANSÜ
Yaklaşık iki yıllık bir çalışmadan sonra İşçi Kardeşliği Partisi (İKP) kuruldu. Kuşkusuz bu kuruluşun teorik ve politik ön hazırlıkları çok daha eski yıllara dayanıyor: PGB Sosyalizm gazetesinin 1990 yılının başında gerçekleşen Zonguldak Büyük Madenci Eylemi sırasında ortaya attığı, Genel Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Şemsi Denizer’in başkanlığında bir kitlesel işçi partisinin kurulması çağrısı ve 1993 yılında Birleşik İşçi Emekçi Partisi Girişimi’nin (BİEP) oldukça uzun yıllar gündemde kalan ancak daha sonra akim kalan çabaları.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:31 |
|
Devamını oku...
|
|
Brezilya Nereye Gidiyor? Brezilya İşçi Partisi Nereye Gidiyor? |
|
|
|
|
Fabio MORAES tarafından yazıldı
|
|
Salı, 01 Kasım 2005 00:00 |
|
La Vérité/Gerçek dergisinin 45. sayısından çevrilmiştir.
-- Fabio MORAES
IV. Enternasyonal’in Brezilya seksiyonu 25. Kongresini (olağanüstü kongre) Sao Paulo’da gerçekleştirdi. Bu üç gün yoğun tartışmalarla geçti. Yoldaş Mario’nun sunduğu siyasal durum raporuyla ve Farias yoldaşın ve IV. Enternasyonal sekreteryasının katkılarıyla açılan genel tartışmada yetmiş iki delege söz aldı. Kongre gerçekleştiği esnada, bizim seksiyonumuzun da akım olarak yer aldığı PT yani İşçi Partisi ve tüm Brezilya iki aydır derin bir krizle sarsılıyordu.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:30 |
|
Devamını oku...
|
|
Birleşik İşçi Cephesi ya da “İşçilerin Kendi Partisi” Anlayışı Üzerine |
|
|
|
|
Şadi OZANSÜ tarafından yazıldı
|
|
Salı, 01 Mart 2005 08:00 |
|
-- Şadi OZANSÜ
Son 150 yıldır dünya çapında sınıfsız ve sömürüsüz bir toplum için mücadele eden Marksist örgütlenmelerin tarihi ister istemez işçi sınıfının birleşik cephesini yaratmak için verilen mücadelenin de tarihidir. Bu ikisini birbirinden ayrı düşünmek, yani bir başka ifadeyle, birleşik cephe taktikleri üzerine basmadan yürütülecek politikalarla Marksist partilerin doğrusal olarak serpilip gelişebileceğini varsaymak iflah olmaz bir maceracılığın, o değilse, su katılmamış bir hayalperestliğin ürünü olabilir ancak. Gerçekten de, sınıf mücadelesinin her türlü çıkış ve tabii iniş dönemlerinde de Marksist bir sınıf partisinin sınıfın ileri unsurlarını kazanmaya çalışması ve bu yolda her türlü sistematik çabayı göstermesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Ama gene her dönemde sınıfın doğası gereği kendi Marksist örgütsel yapısı dışına taşan kesimlerini şu ya da bu yoldan ortak bir eylem hattına çekmeye çalışma becerisini gösteremeyen yapıların da uzun vadeli sınıf politikalarını uygulayabilme imkanları son derece sınırlıdır.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 09:50 |
|
Devamını oku...
|
|
Kitlesel İşçi Partisi Reformist Olmak Zorunda Değildir! |
|
|
|
|
Troçki ile Kitlesel İşçi Partisi Üzerine Tartışma tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 21 Mart 1937 08:00 |
|
-- Troçki ile Kitlesel İşçi Partisi Üzerine Tartışma
Dergimizin bir önceki sayısında Troçki ile 1930’lu yıllar ABD’sinde "kitlesel bir işçi sınıfı partisi"nin imkanları üzerine yürütülen bir tartışmayı yayınlamıştık. Bilindiği gibi IV. Enternasyonal’in 1938 "Geçiş Programı"na zemin teşkil eden bu tartışma, o sıralar, Troçki ile Amerikan Sosyalist İşçi Partisinin yöneticileri arasında sürdürülmüştü. Amerikan Sosyalist İşçi Partisinin yöneticilerinden Cannon, Shachtman ve Dunne 1920 yılında Amerikan Komünist Partisinin kurucuları arasında ve daha sonraki yıllarda da Uluslararası Sol Muhalefet’te yer almış devrimci Marksistlerdi. ABD’de kurmuş oldukları parti IV. Enternasyonal’in üyesi en büyük devrimci işçi örgütüydü. Daha önceki sayıda söz verdiğimiz üzere, bu sayımızda Troçki ile Sosyalist İşçi Partisi yöneticileri arasında sürdürülen ilginç tartışmanın bir başka bölümünü sunuyoruz. PGB Sosyalizm
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 09:33 |
|
Devamını oku...
|
|
Kitlesel İşçi Partisi Perspektifi Ne Olmalı? |
|
|
|
|
Trotskiy ile Tartışma tarafından yazıldı
|
|
Salı, 31 Mayıs 1938 00:00 |
|
-- Trotskiy ile “İşçi Partisi” Üzerine Bir Tartışma
Geçiş Programına ilişkin olarak partimizin saflarında yürütülen tartışmalarda görüldüğü kadarıyla en fazla Amerika Birleşik Devletleri’ndeki işçi partisi ile ilgili sorun tartışılıyor. Bazı yoldaşlar böyle bir parti için kitlelerde yaygın bir istek olduğunu gösteren hiçbir delil olmamasından hareketle bir işçi partisi kurulmasını savunmanın doğru olmadığını düşünüyorlar. Aynı yoldaşlar eğer kurulma sürecinde böyle bir parti olsaydı ya da kitlelerin bu yönde yaygın bir talebi olsaydı, o zaman bu harekete devrimci bir muhteva verebilecek bir program önerebileceğimizi ekliyorlar. Ancak böyle bir sürecin yokluğu koşullarında bu tür objektif faktörlerin eksikliği karşısında işçi partisine ilişkin tezimiz oportünist olacaktır. Bu noktayı biraz daha açıklığa kavuşturabilir misin?
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:30 |
|
Devamını oku...
|
|
Kitlesel Bir İşçi Sınıfı Partisinin Gerekliliği |
|
|
|
|
Şadi OZANSÜ tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 01 Temmuz 2001 00:00 |
|
-- Şadi OZANSÜ
Çok kısa ömürlü birinci Türkiye İşçi Partisi deneyimini bir kenara bırakacak olursak, bu topraklarda kısmen de olsa kitleselleşmiş bir işçi sınıfı partisinin varlığına ne yazık ki tanık olunmadı. Buna karşılık gerek emperyalist kapitalist ülkelerde ve bizim açımızdan bundan da önemlisi birçok bağımlı ve hatta sömürge ülkede, geçmişte olduğu gibi bugün de, bu tür partiler inşa edildiler, edilmeye devam ediyor. Dahası, geçmişte birçok bağımlı kapitalist ülkede ve tabii sömürge ülkelerde bu partiler başarılı ya da başarısız proleter devrimlerine öncülük edebildiler. Benzer örgütsel gelişmelerin bu topraklarda neden hayat bulmadığı bu yazının konusu değil. Bizim konumuz, önümüzdeki sınıf mücadeleleri döneminde kitlesel bir işçi sınıfı partisinin bu topraklarda yeşermesinin sadece bir zorunluluk değil, vazgeçilemez bir zorunluluk olduğunun tespiti ve bu yolda kısa dönemde atılması gereken adımların neler olabileceğini tartışmaktır.
|
|
Son Güncelleme: Pazar, 29 Kasım 2009 00:30 |
|
Devamını oku...
|
|